Hz. Muhammed’in Merhametli ve Affedici Oluşu Konu Anlatımı

    11.12.2023
    A+
    A-
    Hz. Muhammed’in Merhametli ve Affedici Oluşu Konu Anlatımı

    Hz. Muhammed’in Merhametli ve Affedici Oluşu Konu Anlatımı: İslam peygamberinin hayatından merhamet ve af örnekleri.

    Hz. Muhammed’in (s.a.v) Merhametli ve Affedici Oluşu

    Merhamet: Acıma, şefkat gösterme, acıyarak yaklaşma anlamına gelir.

    Hz. Muhammed (s.a.v.) insanlara daima merhamet ve şefkatle yaklaşırdı.

    Ayet: “Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe/128.)

    Hz. Peygamber özellikle öksüz ve yetimlere merhamet edilmesini öğütlemiş ve kendisi de onlara ayrı bir merhamet göstermiştir. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yetimlere olan merhametini gösteren çok sayıda örnek vardır.

    Peygamberimiz,

    9 Yetimlere

    9 Fakirlere

    9 Çocuklara

    9 Yaşlılara

    9 Engellilere

    karşı en çok şefkat ve merhamet gösterendir.

    MUHAMMED (S.A.V.)

    Yalnızca insanlara karşı merhametli değildi. O, bütün yaratılanlara karşı aynı merhamet duygusuyla yaklaşırdı.

    Özellikle yetim çocuklara karşı oldukça ilgiliydi. Onların bakımı ve hayata kazandırılmasına çok önem verirdi.

    Merhametinden dolayı çocuklarla şakalaşır, onlarla oyunlar oynardı.

    İnsanlara merhametli oluşu, kaba ve kırıcı dav- ranmaması, insanların kısa süre içinde etrafında toplanmalarını sağlamıştır.

    Uhud’ta şehid düşen bir Müslümanın oğlu, aynı gün akşamüstü yaralı ve acılı Hz. Muhammed (s.a.v.)’e sorar

    – “Babam nerede?”

    – “Baban şehid düştü.”

    Şehid çocuğu ağlamaya başlar. Hz. Muhammed (s.a.v.) başını okşar, kucağına alır ve çocuğa sorar:

    – “İster misin? Ben baban olayım, Ayşe’de annen olsun.”

    Hz. Muhammed (s.a.v), sadece insanlara değil, diğer canlılara da merhametle davranılmasını isterdi.

    Yük hayvanlarına gücünün üstünde yük yüklenmemesini emrederdi. Daha önce yaşamış toplumlardan bir kadının, bir kediyi hapsederek açlıktan ölmesine sebep olduğu için cehennemlik; bir adamın da susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe, kuyuya inerek ayakkabısıyla su çıkarıp ona içirdiği için cennetlik olduğunu anlatır.

    Hayvanlara karşı merhametli olmalarını çevresindekilere tavsiye ederdi.

    Affetme

    İnsanlara hatalarından dolayı hemen ceza yoluna gitmemek, hatasından dönebileceğini düşünerek beklemeye affedici olmak denir.

    Hz. Muhammed (s.a.v.) merhametli olduğu gibi affetmeyi de severdi.

    O, merhametini affediciliği ile birleştirmiş ve ortaya koymuştur.

    MUHAMMED (S.A.V.)

    Kendisine karşı yapılan yanlış davranışlar konusunda her zaman bağışlayıcı olmuştur.

    Kimseye karşı kin gütmemiş, düşmanlık beslememiş, insanların kusurlarını affetmiştir.

    Hz. Muhammed’in yaşamında merhametli ve affedici olduğunu gösteren örnekler

    Hz. Muhammed (s.a.v.), İslamiyet’i anlatmak için Taif kentine gittiğinde Taifliler kendisine çok kötü davrandılar. Alay ve hakaret ettiler, onu taşladılar. Bu durumdayken bile onlara kin gütmedi ve kendilerine doğru yolu göstermesi için Allah’a dua etti. Kendisine pek çok eziyet eden Mekkeliler için ise “Allah’ım halkımı affet, çünkü onlar bilmiyorlar.” Böylece onların yaptıklarını affetmiştir.

     

    Manevi evladı Zeyd’in oğlu Üsame’yi bir dizine, torunu Hz. Hasan’ı diğer dizine oturtur. Başlarını birbirine yasladıktan sonra kendi başını da onlarınkine dayar ve Allah’a nida ederek “Ey Allah’ım! Onlara merhamet etmeni diliyorum. Çünkü ben onlara merhamet ediyorum.” derdi.

     

    Arkadaşları bir gün Peygamberimizden şöyle bir ricada bulunurlar: “Ey Allah’ın Elçisi! Devsoğulları kabilesinin azgınlığına, verdikleri zararlara gücümüz yetmiyor. Bari beddua etsen de yola gelseler.” Peygamberimiz kıbleye yönelerek ellerini açar. Herkes dudaklarından dökülecek lanet ifadelerini beklemektedir. Arkadaşları kendi aralarında şöyle fısıldaşmaya başlarlar: “Devsoğulları şimdi mahvoldu.» Oysa Peygamberimizin ağzından çıkan dua herkesi şaşırtacaktır. O, şöyle der: “Allah’ın! Devsoğullarına hidayet ver! Doğruyu görmelerini sağla!” Bu duayı üç kere tekrarlar.

    BİR YORUM YAZIN

    ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

    Henüz yorum yapılmamış.