Zekat ve Sadaka Konu Anlatımı

11.12.2023
A+
A-
Zekat ve Sadaka Konu Anlatımı

Zekat ve Sadaka Konu Anlatımı: İslam’da mali ibadetlerin önemi, pratikleri ve toplumsal etkileri üzerine.

İslam’ın Paylaşma ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem

Paylaşmak ve yardımlaşmak; herhangi bir şeyi başkalarıyla bölüşmek, bir işin yapılmasına katılmaktır. İnsan toplumsal bir varlıktır. Dolayısıyla toplumsal yaşam birlikte iş yapmayı, paylaşmayı ve yardımlaşmayı gerektirir. Paylaşmak ve yardımlaşmak insanın doğasında vardır. Çevremizdeki insanlarla maddi ve manevi olarak birçok şeyi paylaşırız. Örneğin; para, yiyecek, muhabbet, sevgi, saygı, mutluluk.

 

İslam hem maddi hem de manevi açıdan paylaşmaya önem veren bir dindir. Ayet: “İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.” (Maide Sûresi/2.ayet) Peygamberimiz de (s.a.v) pek çok hadisinde paylaşma ve yardımlaşmanın önemini vurgular;

 

Hadis: “Müminler birbirini sevmede, birbirlerine şefkat ve merhamet göstermede tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bedene benzer.”

 

Hadis: “Yanı başındaki komşusu açken tok yatan kimse gerçek anlamda iman etmemiştir.”

 

Hadis: “İnsanların en hayırlısı, insanlara en fazla yararı dokunandır.”

 

ÖNEMLİ BİLGİ: Mekkeli Müslümanlar, müşriklerin zulmünden kurtulmak için Medine’ye hicret etmişlerdir.

Hicret: Göç etmek

Muhacir: Göç eden

Ensar: Göç edene çokça kucak açan, yardım eden

Zekât ve Sadaka

İslam dininde paylaşma ve yardımlaşma yalnızca toplumsal bir görev değil aynı zamanda ibadettir. Hicretin 2. yılında, Medine’de farz kılınmıştır. İslam’ın 5 şartından biridir.

 

Zekât: Kelime olarak;

Çoğalmak

Artmak

Bereket

Arınmak

Temizlenmek

Gelişmek, büyümek anlamlarına gelir.

Terim olarak ise zekât; dinen zengin sayılan Müslümanların, ibadet niyetiyle her yıl malının veya parasının belirli bir miktarını Kur’an-ı Kerim’de belirtilen ihtiyaç sahibi kimselere sarf etmesidir.

 

Zekât kimlere farzdır?

 

Müslüman, akıllı, ergen

Havaic-i Asliyye: Temel ihtiyaçlar demektir. Kişi temel ihtiyaçlarını (yeme, içme, barınma, eğitim, sağlık, fatura, kira) karşıladıktan sonra kalan parası nisab miktarına denk ise zekât verir.

 

Nema: Artıcı olma demektir. Zekât verilecek malın kazanç sağlayıcı olması gerekir.

 

Havl-i Hevelan: Yıllanma demektir. Zekât verilecek malın sahibinin elinde bir kameri yılın geçmesi gerekir.

 

NOT: Toprak ürünlerinde ve madenlerde yıllanma şartı aranmaz.

 

Nisab: Kelime olarak; her şeyin aslı, kökü, asgari miktarı gibi anlamlara gelir. Terim olarak ise; dinen zekat ve hac gibi mali yükümlülükleri yerine getirebilmek için zengin olmanın asgari sınırıdır. Diğer bir ifadeyle asgari zenginlik ölçüsüdür. Kişi temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra 85 gr. altın veya ona eşdeğer mal ya da paraya sahip ise zengin kabul edilir.

Zekat Nelerden Verilir?

 

Koyun ve Keçi: Kırkta bir (1/40) oranında zekatı verilir. Koyun ve keçi küçükbaş olarak adlandırılır. Koyun ve keçilerin sayıları karışık olarak 40’a ulaşırsa da zekatı verilir. Örnek; 15 keçi, 25 koyun.

 

NOT: 40-120 arası 1 küçükbaş

121-200 arası 2 küçükbaş

201-400 arası 3 küçükbaş zekat olarak verilir.

Sığır ve Manda: Otuzda bir (1/30) oranında zekatı verilir. Büyükbaş olarak adlandırılır. 30 büyükbaş hayvanı varsa 1 tane 2 yaşında büyükbaş verilir.

 

NOT: 30-39 arası 1 tane 2 yaşında büyükbaş

40-59 arası 1 tane 3 yaşında büyükbaş

Deve: Beş devesi olan bir kimse bir tane koyun veya keçiyi zekat olarak verir. (1/5)

 

DİKKAT! Sorularda koyun ve keçi diyerek sizi yanıltabilir. 5 devesi olan sadece bir tane küçükbaş hayvanı zekat olarak verir.

Altın, Gümüş, Ticaret Malı: Bunların zekat oranı 1/40’tır.

 

DİKKAT! Altın ve gümüş dışında ticaret için olmayan inci, zümrüt ve elmas gibi süs eşyaları için zekat verilmez.

Nakit Para: Nakit parası olanlar için de zekat miktarı 1/40’tır.

 

DİKKAT! Mevcut para tek başına nisab miktarını bulmazsa (85 gr. altın) varsa altın ve ticaret malları ile birleştirilir ve hapsinin toplamı üzerinden zekat verilir.

Toprak Ürünleri: Toprak ürünlerinden alınan zekat miktarı 1/10’dur. Toprak ürünlerinden alınan zekata öşür denilir.

 

NOT 1: Toprak ürünlerinde yıllanma şartı aranmaz. Her hasat döneminde zekat verilir.

NOT 2: Yağmur veya ırmak suyu ile sulanan ürünlerin zekatı 1/10’dur. Masraf yapılarak sulananların ise 1/20’dir.

7.Madenler: Zekat oranı 1/5’tir. Yıllanma şartı aranmaz. Nisab miktarı yoktur, çıkarılan madenin beşte biri zekat olarak verilir.

DİKKAT! Zekat verilecek malın zekatı kendisinden verileceği gibi değeri üzerinden kıymet itibariyle de yani paraya çevirilerek de verilebilir. Ancak burada fakirin yararına olan tercih edilmelidir.

 

NOT 1: Ev eşyasından, oturulan evden, binilen arabadan zekat verilmez. Ancak bunlardan ticari bir gelir elde ediliyorsa zekat verilir.

 

Zekat Kimlere Verilir?

 

Zekatın kimlere verileceği Tevbe sûresi 60. ayette belirtilmiştir.

 

Ayet: “Sadakalar (zekatlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmış yolcular içindir.” (Tevbe, 60)

 

Bu ayette sekiz sınıf insandan bahsedilir:

 

1.Yoksullar: Günlük temel ihtiyaçların tamamını veya büyük bir kısmını karşılayacak yeterli gelire sahip olmama durumudur. Yoksulların çok az da olsa bir geliri vardır.

2.Miskinler: Hiçbir geliri veya malı olmayanlardır. Diğer adı miskinlerdir.

3.Borçlular

4.Zekat toplama memurları: Eskiden zekat toplama işi devlet tarafından görevlendirilen bazı kimseler tarafından yapılırdı. Toplanan zekatlar ihtiyaç sahiplerine devlet eliyle ulaştırılırdı. Bu şekilde zekat toplayan kişilere zekat toplama amilleri de denilir.

5.Müellefe-i Kulûb: Kalpleri İslam’a ısındırılmak istenenler, müslüman olmaya yatkın kişiler.

6.Köleler (esaret altında olanlar): Eskiden esir olanlar özgürlüklerini belli bir para karşılığında geri alabilirlerdi. Bu kimselere de zekat verilebilir.

7.Allah yolunda olanlar (cihad edenler): Allah yolunda gerek canıyla gerek ilmiyle mücadele edenlerdir. Şıklarda cihad edenler olarak karşınıza gelebilir.

 

8.Yolda kalmışlar: Bir yerden bir yere giderken parası bitip yolda kalan kişilerdir.

 

NOT 1: Müslüman olmayanlara ve zenginlere zekat verilmez.

 

NOT 2: Zekat kurumlara ve derneklere verilmez. Ancak bunlara vekâlet verilebilir.

 

NOT 3: Zekatı verecek kişi veya vekil tayin edilen kimse bunu zekat olarak vermeye niyet etmelidir. Ancak zekat verilen kimseye bunu söylemesi şart değildir.

 

Zekat Kimlere Verilmez?

Bu kimseleri ağaç ile şifreleyelim:

 

Kök: Dede ve nine

Gövde: Anne ve baba

Dallar: Çocuklar

Meyve: Torunlar

Çiçek: Eşler (birbirlerine)

DİKKAT! Kişi bakmakla sorumlu olduğu yukarıdaki yakınlarına zekat veremez.

 

NOT: Amca, hala, dayı, teyze ve KARDEŞ’e zekat verilir.

 

Zekat Nasıl Verilir?

 

Gerçek ihtiyaç sahipleri bulunur.

Malın iyi ve temiz olanından verilir.

Zekat verilen kişi incitilmemelidir.

Zekat veren kimse kibre kapılmamalıdır. Sonuçta zekat zenginin malındaki fakirin hakkıdır.

Zekatın bir ibadet olduğunu unutmamalı ve Allah rızası için vermelidir.

Ayet: “Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının arkasından başa kakıp incitmeyenler için rablerinin katında özel karşılık vardır. Artık onlar için korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir.” (Bakara, 262)

Ayet: “Sadakaları (zekatları) açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın da bir kısmına kefaret olur. Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Bakara, 271)

Ayet: “Ey iman edenler! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı halde malını insanlara gösteriş yapmak için harcayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakmak ve incitmek suretiyle boşa gidermeyin. O kimsenin misali, üzerinde toprak bulunan düzgün ve yalçın bir kayadır; kayanın üzerine şiddetli bir yağmur yağmış, onu çıplak halde bırakmıştır. Bu gibilerin kazandıkları hiçbir şeyden istifadeleri olmaz ve Allah, inkârcı topluluğa hidayet vermez.” (Bakara, 264)

 

Yardımlaşma ve Dayanışma Yolu Olarak Sadaka

 

Sadaka: Bir kişinin kendi istediği ile sadece Allah rızası fakir ve muhtaçlara yaptığı yardımdır. Sadakada miktar ve zaman sınırlaması yoktur. Sadaka verecek kimsenin zengin olması gerekmez. Sadaka zekattan daha kapsamlıdır. Zekat sadakanın farz olan kısmına denir. Belirli bir miktarı vardır.

 

Hadis: “Her iyilik, güzel iş sadakadır.” Hadis-i şerifte de buyrulduğu üzere maddi yardımın yanı sıra ibadet niyetiyle yapılan iyiliğe, güzel ve faydalı işe sadaka denir.

 

Ayet: “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın iyilerinden verin. Kendinizin ancak içiniz çekmeye çekmeye alabileceğiniz âdi şeyleri hayır diye vermeye kalkışmayın. Bilin ki Allah zengindir, bütün iyilik ve güzellikler O’na mahsustur.” (Bakara, 267)

 

Sadaka Örnekleri

 

İnsanlara güler yüzlü davranmak

Yoldaki eziyet veren bir şeyi kaldırmak

Güzel söz söylemek

İki kişi arasını düzeltmek vs.

Sadaka-i Cariye: Kesintisiz bir şekilde sürüp giden, devam eden, öldükten sonra da amel defterine iyilik yazdıran sadakadır.

 

Hadis: “Ademoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Üç kimse bunun dışındadır; Kesintisiz sadaka (sadaka-i cariye) meydana getirenler (yol, köprü, çeşme, hastane vb.), topluma yararlı bir ilim bırakanlar, hayırlı bir evlat yetiştirenler.

 

Fıtır Sadakası (Fitre): Sadakanın en çok bilinen çeşididir.

 

Dinen zengin sayılan müslümanların vermesi vaciptir.

Ramazan ayında verilir.

Ailedeki her birey için verilir.

Miktarını Diyanet İşleri Başkanlığı belirler.

Miktarını bir kişinin bir günlük doyacak karşılığıdır.

İsteyenler bu miktarın üstünde de verebilir fakat az veremez.

Ramazan bayramı, bayram namazına kadar verilmelidir.

Örneğin; 2019 yılında fitre miktarı 20 TL olarak belirlendi. Aile 5 kişi ise; 5*20=100 TL fitre verilmelidir.

NOT: Fidye ile fitre birbirine karıştırılmamalıdır. Fidye, oruç tutamayacak derecede yaşlı veya iyileşemeyecek derecede hasta olanların tutamadığı gün sayısınca vermiş oldukları sadakadır.

 

Ayet: “Sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar (…) var ya işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.” (Ahzab, 35)

 

Hadis: “Kıyamet günü müminin gölgesi (onu koruyacak şey) sadakadır.”

 

İnfak: Kelime anlamı; harcamak, bitirmek, tüketmektir. Terim anlamı ise; bir kişinin Allah rızasını gözeterek kendi malından yapmış olduğu maddi harcamadır.

 

İsar/Diğergamlık: Cömertlik ötesi davranış demektir. Müminin harcama konusunda din kardeşini kendisinden de ön planda tutmasıdır.

 

Sadaka Taşı: Osmanlı zamanında ecdadımız “sağ elin verdiğini sol el bilmemeli” hadisini dikkate alarak bazı camilerin avlularına koydukları kumbara şeklindeki taştır. İhtiyacı olan bu taştan, ihtiyacı kadar alır fazlasına dokunmaz.

 

Zimem Defteri: Yine sadakanın gizlisi faziletlidir düşüncesiyle bakkalda bulunan veresiye defterini zengin bir kimsenin kapatmasıdır.

 

NOT: Bunlar İslam’da genel olarak infak kavramıyla ifade edilir.

 

Zekat ve Sadakanın Bireysel ve Toplumsal Faydaları

Bireysel Faydaları:

 

İnsanın yaratılışındaki yardımlaşma duygusunu ortaya çıkarır.

Kişi malının şükrünü yerine getirmiş olur.

İnsana gönül güzelliği, şefkat, merhamet ve cömertlik kazandırır.

Bencillik ve cimrilikten arındırır.

Kişi malını temizlemiş olur.

Kişinin malının bereketlenmesine vesile olur.

Toplumsal Faydaları:

 

Toplumda paylaşma egemen olur.

Güven ortamı meydana gelir.

Kaynaşma ve birliktelik ortaya

Ekonomik denge ve eşit paylaşım sağlanır. Zekat, zengin ile fakir arasındaki köprüdür. Hadis: “Sadaka ve zekat vermek suyun ateşi söndürdüğü gibi hataları yok eder.”

 

ŞUAYB (A.S)

 

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerdendir.

Hz. İbrahim (a.s)’in soyundandır.

Kızlarından birini Hz. Musa ile evlendirmiştir.

Medyen ve Eyke halkına gönderilmiştir.

Kaynaklarda Medyen ve Eyke’nin Arabistan ve Akabe körfezinin Doğu kıyıları olduğu söylenir.

Putperest ve ölçü tartıda hile yapan kavmini Allah’tan başka ilah olmadığına, kendisinin peygamberliğini kabul etmeye ve ölçü ve tartıyı doğru yapmaya davet etmiştir.

Hz. Şuayb Allah’ın göndermiş olduğu emirleri tebliğ ederken tatlı dilli olmasından ve güzel anlatımından dolayı “hatibu’l enbiya (peygamberlerin hatibi, güzel konuşanı)” olarak isimlendirilmiştir.

Ayet: “Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Onlara şöyle dedi: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi maddî bakımdan iyi bir durumda görüyorum; ama doğrusu hakkınızda kuşatıcı bir azap gününden de korkuyorum. Ey kavmim! Ölçüyü, tartıyı adaletle tam yapın; insanların mallarının değerini düşürmeyin, yeryüzünde bozgunculuk yaparak başkalarına zarar vermeyin. Eğer müminseniz Allah’ın bıraktığı (meşrû) kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben üzerinize bir bekçi değilim.’ (Hud, 84-86)

 

Medyen halkını kötülüklerini devam ettirmeleri yüzünden bir sabah korkunç bir sarsıntı yakaladı ve helak edildiler.

Eyke halkı ise 7 gün süren şiddetli sıcaktan sonra üzerlerine yağan ateş yağmuru ile helak edildiler.

Hz. Şuayb ve ona inananların Mekke’ye gittikleri, başka bir rivayete göre de aynı yerde yaşamaya devam ettikleri söylenir.

Kıssadan çıkarılacak hisseler;

 

Allah’ın varlığına ve birliğine karşı gelenlerin ve onun düzenini bozanların sonu hüsrandır.

Sağlıklı bir toplum için adalet, güven, doğruluk gibi temel değerlerimizi korumalıyız.

Maun Suresi ve Anlamı

 

Kur’an-ı Kerim’in 107.suresidir.

7 ayetten oluşur.

Mekke döneminde inmiştir.

Adını yardım, iyilik, komşuların birbirlerinden aldıkları ihtiyaç maddeleri anlamına gelen “maun” kelimesinden alır.

Bu sûre dini yalanlayan, ölümden sonraki hayatı inkar eden, yardım ve iyiliğe engel olan ve namazlarını ciddiye almayıp riyakarlık (gösteriş) yapan kimseler hakkında indirilmiştir.

Sûre:

Bismillahirrahmânirrahîm.

Era’eytellezîyükezzibübiddîn

Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm

Velâyehüddüalâta’âmilmiskîn

Feveylünlilmüsallîn

Ellezîne hüman salâtihimsâhûn

Ellezîne hüm yürâûne

Ve yemne’ûnelmâ’ûn

 

Anlamı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Gördün mü dini yalan sayanı?

İşte odur yetimi itip kakan;

Ve yoksula yedirmeyi özendirmeyen!

Vay haline o namaz kılanların ki,

Onlar namazlarının özünden uzaktırlar.

Onlar halka gösteriş yaparlar.

Hayra da engel olurlar.

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.